10 Eylül 2010 Cuma

anne ben koala oldum

 iki de güzel karikatür buldumm:


şu bir aydır evde bomboş otura oturaa kendimi işe yaramaz hisseder oldum. diyorum bari evdeyim boşa gitmesin, spor yapayım, en azından daha fazla genişlememiş(!) olurumm. eneee yok tembellik tembelliği getiriyor. bir üşengeçlik bir üşengeçlik. illa yiyip içip oturucam o popo büyüycek tam bir koalaya dönüşücem içim rahat edicek. 

sanki istanbul'da 2 hafta boyunca günde bazen 3 bazen bazen 45 dakka uyuyarak hatta çoğu zaman hiç uyumayadan günlerimi geçirip üstüne tiyatro provasına ve işe giden aradada spora gidecek vakit bulan ben diildim. bir de rıhtımda çay içmeye arkadaşlarla gırgır etmeye vakit bulmakda ayrı.

insanın yapacak bişiyi olmaması nasıl bir duygu acaba diye düşünüp düşünüp hatırlamaya çalışıyodum. şimdi o günleri nasıl yaşadığımı algılayamıyorum. yaydıkçaaaaa yaydım. biliyorum aslında diploma projesi için ıdıbıdı birsürü şey araştırabilirim ki okul açıldığında rahat edeyim. ama yok! son dakka olmadan harekete geçmiyor bu bünye. hayır kafamıda vurucam yine ah o zaman araştırsaydım, ah bir günüm daha fazla olsaydı diye. ama yine de yok arkadaş ne kadar erken başlarsan başla o proje son dakkaya ucu ucuna yetişecek. bu bi kanun. değiştiremeyeceğimi anladığım gün çaba göstermeyi bıraktım. yayıyorum yaa gönül rahatlığıyla. hani zamanı geldiğinde insanın yapacak bişiyi olmamasının nasıl bi duygu olduğunu hatırlamaya çalışırsam zorlanmim diye. (züğürt tesellisi) yoksa bunun tembellikle ne alakası var canım. a aaa?

off yatsam iyi olcak

imza: KALFA (hani boş olan, boş gezeninkinden)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder